TIP ÖĞRENCİLERİ NEDEN CERRAHİYE YÖNELMİYOR?

Prof. Dr. Cevdet Erdöl, bugünkü köşe yazısında, tıp öğrencilerinin kritik öneme sahip branşları neden tercih etmediklerini, malpraktis konusunu, maaş eşitsizliklerini ve sağlıkta şiddeti ele aldı.

GÜNDEM 27.02.2022, 13:27 Beyza Canpolat
TIP ÖĞRENCİLERİ NEDEN CERRAHİYE YÖNELMİYOR?

Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Akşam gazetesindeki köşe yazısında, tıp öğrencilerinin Beyin Cerrahisi, Kadın Doğum, Genel Cerrahi, Göğüs Cerrahisi, Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) gibi branşlara yönelmediğini ve bununla birlikte ortaya çıkan sorunları yazdı. 

TUS istatisliklerine göre durumu açıklayan Erdöl, malpraktis (tıbbı hata)'in hekimlere yol açtığı sıkıntıları, yıllar içinde yaşanan maaş dengesizliğini ve günümüzde sağlık çalışanlarının en büyük sıkıntılarından biri olan sağlıkta şiddete değindi.

Erdöl'ün yazısı şu şekilde: 

"2021 Yılı Bahar Dönemi Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) verilerine şöyle kısaca bir göz gezdirdim: Listeye göre, ilk 100'e giren meslektaşlarımın 27'sinin tercih ettiği dermatoloji TUS'ta en başarılı hekimlerin en çok tercih ettiği branş olmuş. Ardından 10 hekimin tercih ettiği Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi ve 8 hekimin tercih ettiği Radyoloji TUS tercihlerinin adeta zirvesine yerleşmiş durumda.

Riskli bulunan ve komplikasyonun fazla görüldüğü, iş yükünün yüksek olduğu; Beyin Cerrahisi, Kadın Doğum, Genel Cerrahi, Göğüs Cerrahisi, Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) gibi branşların ise tercihlerin uzağında kaldığı gözüme çarptı.

Kadın Doğum'da 116, Genel Cerrahide 109, Beyin Cerrahisinde 48, KVC'de 48, Göğüs Cerrahisinde 46, Çocuk Cerrahisinde 36" kontenjanın da başvuru olmaması nedeniyle boş kalması cerrahi branşlarımızın geleceği adına beni kaygı ve hayrete düşürdü desem yeridir.

Bu tabloya tercihler üzerinden sadece bir istatistik olarak bakamayız sevgili okurlarım.

Paylaştığım tercih kümelenmelerinin ve bazı branşlardan uzaklaşmaların sebeplerine de eğilmek gerekliliği aşikârdır.

Cerrahi ve diğer girişimsel branşlardan kopuşun en başlıca nedenlerini "malpraktis (tıbbı hata) davaları, sağlıkta şiddet vakaları, asistanlık sürecinin fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı olması, cerrahi branşların yoğun iş yükü ve feda edilen yılların karşılığının maddi olarak alınamaması" olarak özetleyebilirim.

Bu hafta hususiyetle malpraktis (tıbbı hata) konusunu yazmak istedim.

Malpraktis; bir meslek mensubunun, mesleğini uyguladığı esnada istenilmediği halde ortaya çıkan hatalı hareketleri için kullanılır. Tıbbi Malpraktis, "Tabibin tedavi esnasında güncel standart uygulamaları yapmama durumu, beceri noksanlığı yahut hastanın tedavisini vermemesiyle gelişen zarar" biçiminde tanımlanmaktadır.

Malpraktis davaları ülkemizde adeta hekimlerimizi ekonomik yönden istismar için kurulan bir sektöre dönüşmüş ve bunun doğal bir sonucu olarak yılda 300-400 organ nakli yapılan hastanelerimizin cerrahi branşları asistan bulamaz hale gelmiştir.

Girişimsel müdahalelerin mahir elleri cerrahlarımız sorumluluk üstlenmiş ve insan hayatı için bilim yoluna amade olmuşken moral ve motivasyonlarını törpüleyen bu tür "haksız" davaların kıskacından kurtarılmalıdırlar diye düşünüyorum.

Devletimizin bu konuda insiyatif alması önem arz etmektedir. Sadece işine odaklı bir planlama yapmak için yorulması gereken hekimlerimiz maksatlı ve mesnetsiz davaların yükünü omuzlamak zorunda bırakılmamalıdırlar.

Demiyoruz ki hataların üstünü örtelim. Demiyoruz ki, ihmal ve kusurları görmezden gelelim. Dediğimiz, neşterlerini şifa için kullanan meslektaşlarımın bir cinayet aletini kullanıyormuş gibi muamele görmelerinin önüne geçilmesidir.

Üstün bir mental,fiziksel yeterlilik ve beceri gerektiren bu branşlar boş kalırsa bedelini yine toplum olarak bizlerin, neticede hastalarımızın ödeyeceği unutulmamalıdır. Bu tablo ihtimam ile ele alınmayıp seyirci kalınırsa ne dava açılacak blr cerrah ne de davaya konu bir ameliyat kalacaktır.

Evet bu durum devam ederse yakın gelecekte komplike ameliyatlarımızı yapacak, riskli hastalarımıza el uzatacak Genel Cerrahlar, Kalp Cerrahları, Beyin Cerrahları.... bulamayacağımız gibi sadece cerrah değil girişimsel işlemleri yapan Kardiyologlar, Radyologları da bulamayacağız; eşimizin, kızımızın doğumunu, ameliyatını gerçekleştirecek Kadın-Doğum uzmanlarını, acil servislerde çalışacak nitelikli hekimleri ve diğer sağlıkçıları mumla arayacağız.

Adeta bir caydırma eylemine dönüşmüş ve hekimleri odağına almış bu davaların ekseni değişmelidir.

Bu konuda çözüm önerilerimi de paylaşmak istiyorum.

İvedilikle malpraktis davalarının, bu kadar bilinçsizce ve rahatça açılamayacağı, istismarı engelleyecek hukuki bir düzenleme yapılmalıdır.

Hiçbir hekim bırakın hastasının ölmesini, kötü olmasını, durumunun bir milim kötüleşmesini istemez. Sonuçta hekim de insandır. Çok nadir de olsa istenmeyen bir hata olduğunda ortaya çıkabilecek maddi-manevi hukuki destek ihtiyacı devletimiz tarafından giderilmelidir. Tazminatlar tıpkı hakimlerin hatalı kararlarında olduğu gibi devlet tarafından karşılanmalı. Hekim, devletinin desteğini her zaman yanında ve arkasında hissetmelidir.

Bununla birlikte, yetkin pozisyonda olmayan hekim ve sağlık personeline iş sorumluluğu verirken dikkat edilmeli, mutlak yetkinlik kriterine göre görev tanımı yapılmalı ve kontrol edilmelidir.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında da, yapılacak her türlü girişimin hastaya ve/veya yakınlarına detayı ile anlatılıp oluşabilecek ölüm dahil her türlü riskin sözel olarak paylaşılıp yazılı onamlarının alınması gerekmektedir.

Hekim ve sağlık çalışanlarının görevlerini yaparken konsantrasyonlarını bozacak, başta ekonomik nedenler olmak üzere, yetersiz sosyal-kurumsal faktörlerin iyileştirilmesi aciliyet arz etmektedir.

Bu konuya kısa bir örnek vermek istiyorum.

2004 yılında ebe/hemşire 2150 TL, pratisyen hekim 4500 TL alırken 1. Sınıf bir hakim 1450 lira maaş alıyordu.

Bugün gelinen durumda yeni başlayan bir hâkim 15000, 1. Sınıf bir hâkim ise 25000 TL alıyor. Pratisyen bir hekimin maaşı ise sabit hariç 6200 TL civarındadır.

Elbette hakimlerimizin maaşlarına sözümüz yok; ama hekimlerimizin mağduriyetine de dikkat çekmek istiyorum.

Bilvesile; Tıp eğitiminin yeniden gözden geçirilmesini, 6 yıl boyunca kadavra bile görmeden bitirilen tıp fakültelerinin masaya yatırılmasını, 1. Sınıftan itibaren öğrencilerin kliniklerde görev almalarının sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

Sağlık çalışanlarına yapılan şiddeti önlemek için ise Hekimlere veya diğer sağlık çalışanlarına görev başında iken saldıranlara, hakimlere duruşma esnasında (asla istemeyiz) saldıranlara verilebilecek olan cezalara eşit hale getirmek bile şiddet olaylarının pek çoğunu caydırır diye düşünmekteyim.

Evet kıymetli okurlarım sedyede yatan ve müdahale bekleyen geleceğimizdir. Acil bir müdahale yapılmazsa Türk cerrahisi çoklu organ yetmezliğinden kaybedilme riskiyle karşı karşıyadır. Türk tıbbına şifa olacak haberlerde buluşmak üzere"

Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Açık alanlarda maske kullanımı ve HES kodu sorgulamasının kaldırılmasını doğru buluyor musunuz?
Açık alanlarda maske kullanımı ve HES kodu sorgulamasının kaldırılmasını doğru buluyor musunuz?
Namaz Vakti 23 Mayıs 2022
İmsak 03:42
Güneş 05:33
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:29
Yatsı 22:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31